HİKAYE

Her cumartesi günü oturduğu banka ilerledi.Bu banka oturmayı seviyordu,bu banktan denizin daha güzel göründüğünü düşünürdü ama hepsinden önemlisi buradan insanları daha rahat gözlemleyip onların hikayelerini bulmaya çalışırdı.Küçüklükten beri insanların dış görünüşlerinden yola çıkarak onların nereye gittiğini,nerede çalıştığını,kaç yaşında olduğunu bulmaya çalışıp oradan bir hikaye tasarlardı.Banka yerleştikten sonra etrafına bakınmaya başladı,iskelenin oradan telaşla yürüyen bir adamı…

LAVANTA

Bölüm5:Bahar Geldi -Ebrar’ın anlatımıyla- Benim annem bir kişi değildi,benim annem birçok kişiydi.Herşeyden korkan Verda,suskun Verda,ailesinden nefret eden Verda,ölmek isteyen Verda… O çok beklediğim an sonunda gelmişti.Biliyordum aslında böyle hissedeceğimi,yıllar boyunca annemden nefret ettiğim için kendime kızacağımı,ne kadar haksız olduğumu hepsini biliyordum yinede buna engel olamıyordum. Zamanımı,maddi ve manevi gücümün çoğunu geçtiğimiz aylarda harcamıştım,annemin neden intihar…

LAVANTA

Bölüm 4:Her Hatıra Bir Göz Yaşı Bugün psikiyatristi ile gerçekleştireceği bir seansı vardı Ebrar’ın bu ikinci seansı olacaktı ilk seans gayet güzel geçmişti.Ebrar annesi ile yaşadığı olay için burada olduğunu söylemişti ve daha sonrasın da doktorun isteği üzerine ailenin geri kalanından bahsetmişti,babasının bir tır şoförü olduğunu ,sık sık uzun yollarda olduğu için  annesi ölene kadar…

LAVANTA

Bölüm 3: Anneyi Ziyaret Adliyeden çıkar çıkmaz kendini arabaya attı Ebrar,elindeki dosyayı yan koltuğa koydu,saatine baktı çocukların okuldan çıkmasına daha vakit vardı, arabasını çalıştırdı vakit gelene kadar ne yapacağını bulmuştu. *** Elinde ki karanfillerle mezarlığın çamurlu yollarında yürümeye başlaďı her zaman ki gibi mezarlık ıssızdı.Ebrar en çok buna hayret ederdi,İstanbul’un her yeri kalabalıktı, her yerinde…

LAVANTA

…ve belki annemi affedebilirim.

LAVANTA

Sizden tek isteğim mezarımı lavantalarla süsleyin…

İSTANBUL

İstanbul ne garip bir sehir öyle değil mi? Kalabaliktir İstanbul ama çoğu kişi komşusunu bile tanımaz. Birazda ayirimcidir İstanbul mesela aynı gün aynı saatte iki çocuk doğsa sırf semtleri ayrı diye onlara ayni muameleyi göstermez. Kötü huylarını bir yana koyacak olursak bir o kadarda şevkatlidir kucak açar sokak hayvanlarına ve kimsesizlere bazen koruyamasada onlari gene…

SERGÜZEŞT

Bu yazıyı edebiyat dersinde yazdık.Sami Paşazade Sezai’nin bir eseri olan Sergüzeştin ilk cümlesinden sonrası benim kendi yorumumdur. Dilber,Asaf Paşa’nın konağından alınarak Mısırlı zengin bir tüccara satıldı.Tüccar bir süre sonra Dilber’e karşı birşeyler hissetmeye başladı.Dilber’in al yanakları,ceylan gözleri,kiraz rengi dudakları onun aklını başından alıyor,tüm hücrelerinde aşkı hissetmesine neden oluyordu.Tüccar bu durumu Dilber’e söylemeye karar verdi,akşam onu…

İNTİHAR

Korkak adımlarla uçuruma doğru yürüdü. Bu sefer atlayacak,vazgeçmeyecekti,tam üç kez geri dönmüştü uçurum kenarından ama dördüncüsünü yapmamaya kararlıydı,atlayacaktı ve bu müthiş ızdıraba bir son verecekti. Soğuk bariyerlerin öbür tarafına geçti,paslı demirleri sıkı sıkı tuttu,gözlerini kapattı aklına güzeller güzeli eşi geldi. İnci dişli,uzun boylu,ela gözlü dünya güzeli eşi, gözlerini açtı “Ah benim canım Yeşim’im çok az…